Bir Yanlış Kaç Doğru Götürür?
Günümüzde birçok insan yalnız yaşıyor. Çünkü çoğu insan yapılan tek bir yanlıştan dolayı dostlarını, akrabalarını, iş arkadaşlarını ve eşlerini siliyor. “Bana bu yanlışı yapmayacaktın” dedikten sonra geçmişte yapılan binlerce doğru ve güzel davranış görmezden gelinebiliyor.
İnsanlar, başkalarının tek bir yanlışını yılların binlerce doğrusunu silecek kadar büyütürken; kendi devasa hatalarını görmezden gelmekte ne yazık ki ustadır.
Hiç yaptığı çok önemli bir yanlıştan dolayı kendisini sileni gördünüz mü? Silmek dediğim de, yapılan büyük bir hatadan sonra kendisini sorgulamak, derin bir pişmanlık duymak, mahcup olmak, utancından dolayı aynaya bakmakta zorlanmayı kastediyorum.
İnsan kendisini silmeyi bırakın, her yanlışında yanlışını haklı çıkaracak gerekçeler üretir. Birçok insan kendi yanlışlarını pamuklara sararken, sildiği insanların yanlışını ise bazen on, bazen yüz bazen de binle çarparak büyütür. Bunun sebebi insanların kendisini ve menfaatlerini tapacak kadar sevmesi olabilir mi? Bakınız bu konuda Cioran ne diyor: “Kendine tapmayan kişi daha doğmamıştır. Yaşayan herkes kendisini çok sever; hayatın derinlikleriyle yüzeyini kasıp kavuran dehşet başka türlü nereden gelir ki? Herkese göre evrendeki tek sabit nokta kendisidir.”
İnsan kendisine verdiği değerin büyüklüğü ölçüsünde başkalarına karşı olan tahammül düzeyi az ya da çok olur. Eğer kendinizi tapacak kadar seviyorsanız asla affetmezsiniz ve tek bir yanlış yapanı hayatınızdan çıkartırsınız. Sonra yalnız ama haklı olarak yaşamaya devam edersiniz.
Hiç kendinizi ve hatalarınızı incelediniz mi?
David Burns “Kendini incelemek cesaret gerektirir. Başkaları bizi eleştirdiğinde dinlemek yerine kendimizi korumaya alıyoruz. Başkalarının yaptığı hatalara odaklanmak, kendi hatalarımıza odaklanmaktan her zaman çok daha kolay ve çok daha az acı vericidir.” der.
Çok kıymet verdiğim bir dostumu ziyarete gittiğimde bana şöyle söylemişti “İnsanları anlamak zor. En zor sınavlarda bile 4 yanlış 1 doğruyu götürüyorken, nasıl oluyor da insanlar yıllarca birlikte yaşadığı eş, dost ve akrabalarını tek yanlışla silebiliyorlar. Bu çok adaletsiz bir durum değil mi? Geçmişin hiç mi vefası yok?”
Yaşanılan her güzel olayın geleceğe de bir yansıması olası gerekir. Silmekte maharetli olduğumuz kadar anlayış göstermek ve anlamaya çalışmakta da beceri geliştirebiliriz.
Ercan Kesal bir röportajında geçmişte yapmış olduğu bir hatadan sonra bakınız duygularını nasıl ifade etmiş:
“Kendime çok kırıldım. Ben bu hatayı niye yaptım diye”
Siz hiç kendinize kırıldınız mı? Yoksa sürekli başkalarına kırılıp onları silmekle mi meşgulsünüz?
Doçent Dr. Levent VURGUN
Yararlanılan Kaynaklar
Emil Mihai Cioran, Çürümenin Kitabı, (İstanbul:Metis Yay., 2021)
David Burns, Birlikte İyi Hissetmek, (İstanbul: Psikonet Yay.2019)
Nilay Örnek Soruyor “Nasıl Olunur? Ercan Kesal” Podcast
https://www.youtube.com/watch?v=zDkjPQNqFx0 E.Tarihi: 05.03.2026
Yorumlar
Kalan Karakter: