
Niçin Susmalı?
• Dinleyen olmadığında susmalı,
• Anlayan olmadığında susmalı,
• Herkesin çok bildiğini sandığı ortamda, az bildiğini göstermek için susmalı,
• İnsanları önemsediğini göstermek için susmalı,
• Anlatma ihtiyacıyla yüreği yanan birini dinlemek için susmalı,
• Kendini gösterme kaygısını yenmek için susmalı,
• Anlamak ve anlaşmak için susmalı,
• Düşünmek ve düşündürmek için susmalı,
• Gönül teması kurmak için susmalı.
Şirazlı Şeyh Sadi, ne zaman konuşmak ve ne zaman susmak gerektiğini şu şekilde ifade etmiştir: “İki şey ruhumuzu karartır ve akıl kıtlığına işaret eder. Konuşacak yerde susmak, susacak yerde konuşmak.”
Susmak, kibrin panzehiri anlamanın ise kapısıdır. Gerçek bilgelik; ham veriyi susarak sabırla işlemek ve başkalarını değil her zaman kendini düzeltme çabası içinde olmaktır.
Unutmayın, insan sustuğu kadar derinleşir; çünkü hakikat, gürültüden hep kaçmıştır."
Sizce insanların en temelde nelere ihtiyacı vardır?
……………………………………..
Acar Baltaş, “Her yaşta her ilişkide insanın iki şeye ihtiyacı var; Anlaşılmak ve önemsenmek.” Peki, bu nasıl sağlanır? Susmak ve anlamak amacı ile dinlemekle olur.
Müzikte de “es” (susma) anları çok önemlidir. Dünyaca ünlü büyük piyanist Artur Schnabel bir defasında şöyle demiştir: “Benim çaldığım notalar, pek çok piyanistin çaldıklarından daha iyi değil. Ama notalar arasındaki duraksamalara gelince, işte sanatın başladığı yer orasıdır.”
Sizce başkalarının kusurlarını çabuk fark edebilenler duyarlı kişiler midir?
…………………………………………….
Bir Japon atasözünde derki: “Başkalarının yedi kusurunu görenler kendi on kusurunu göremez.” Kendi kusurunu görebilmek için de susup çoğunlukla iç dünyamıza yönelmeliyiz.
Aslında susmak ve insanları anlamak amacı ile canı gönülden dinlemek ilişkilerdeki en önemli saygı göstergesidir. Ayrıca susmak, anlayabilene kısa, anlamlı ve derin bir cevaptır. Yunan filozofu ve matematikçisi Pisagor “Sus, ya da susmaktan daha iyi bir şey söyle” derken susmanın ne kadar önemli olduğunu, susmanın da bir söz olduğunu belirtir.
Az ya da çok düşünüp düşünmediğinizi öğrenmek ister misiniz?
İsviçre atasözünde derki "Az düşünen çok konuşur" der.
Siz de az düşünüyor olabilir misiniz?
Sizce alim ve cahil insana verilecek en güzel cevap nedir?
Unutulmaması gereken önemli bir düsturdur; Âlime verilecek en güzel cevap dinlemek, cahile verilecek en güzel cevap ise susmaktır.
Gerçek bir susma nasıl olur derseniz, size Mine Özgüzel’den bir alıntı ile açıklayayım:
“Susmak, dinlemek, hiç söz kesmeden sonuna kadar sabırla dinlemeye devam etmek, yargılamamak, yorumlamamak, nokta koymamak. Kendi içsel varlığını koymadan, karşısındaki insana hiçbir yaptırım uygulamaksızın, tamamen objektif bir biçimde dinlemek.”
Sizce gerçek bilgelik nedir?
……………………………………………..
Sokrates’e göre “Gerçek bilgelik, insanın bilgi sınırlarını ve cehaletini fark etmesidir” derken, birçok insan elinde sanki herkesi aydınlatacak bir fener varmış gibi ve kendi cehaletinin farkında olmadan, dili ile insanları aydınlatmaya çalışır. Kendi ezberlerini mutlak hakikat olarak görenler en fazla kendi karanlığını yayarlar.
Kendimize ve düşüncelerinize aşırı bağlı olmak başka hakikatleri görmemize engel olur mu?
Muhyiddin İbnü’l Arabi “Kendi inancınızda farklı inançları yok sayacak derecede kaybolmayın. Böyle yaparsanız hakikat namına çok şey kaçırırsınız. Varlığın gerçek güzelliğini göremezsiniz. Her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Tanrı hiç kimsenin anlayışına hapsedilemez” derken birçok insan neden kendi inançlarında bu kadar cesurdur?
Hiç susmadan konuşanlar kendilerini ne gibi görürler?
Navigasyon gibi görürler. Sürekli mesaj verme ve yol gösterme kaygısı ile konuşur dururlar.
Susmak da bir söz müdür?
Sartre “Susmak da bir sözdür” der. Aslında susmak cevapların en güzelidir. Ama bir çok insan susmanın da bir söz olduğunu bilmez.
Halil Cibran da susma konusunda; “Başka bir insanın hakikati, onun sana açıkladığı şey değil, açıklayamadığı şeydedir. Bu yüzden, onu anlamak istersen, söylediğine değil, söylemediğine kulak ver. İnsan, sustuğu şeyler kadardır ve insan insanı, anlatamadığı yerden anlayabiliyorsa yakındır” der.
Laf yetiştirmekte başarılı mısınız?
Albert Camus, “Laf yetiştirmekte çok başarılı kişiler, kendini yetiştirmekte çok başarısızdır,” der. Çünkü sürekli konuşanların dinlemeye, okumaya, anlamaya, gözlemlemeye zamanı kalmaz.
Bildiğimiz hakikatleri herkesle paylaşmalı mıyız?
Shakespeare “Her kişiye kulağını ver, ancak pek azına sesini” derken,
Muhyiddin İbnü’l Arabi de “İrfan ehlinin bilgisi yükseldikçe, çaba ve etkinliği azalır.” İrfan ehli değilse ne yapar? Tabi ki dilini sopa gibi kullanır. Sürekli akıl verme yol gösterme çabası içindedir.
Unutmayın söylediklerinizin;
- Bir bekleyeni olmalı,
- Bir dinleyeni olmalı,
- Bir hedefi olmalı,
- Bir etkisi olmalı,
- Bir anlam içermeli,
- Bir sorunu çözmeli,
- Bir şeye ışık tutmalı,
- Bir boşluğu doldurmalı,
- Bir fayda üretmeli,
- Belli ahlaki standartları çiğnememeli,
- Her yerde rastlanabilecek basitlikte olmamalı,
- Tekrarları içermemeli,
- Kısa, çok kısa, çok ama çok kısa olmalı
Eğitimli insanlardan zarar gelir mi?
Hindistan’ın efsanevi bilge lideri Mahatma Gandhi'ye onu en çok neyin endişelendirdiğini soran Amerikalı din adamı şu yanıtı almıştı: ”Eğitimlilerin katı yürekliliği.” Katı yürekli insanların en temel özelliği ise kendilerinden çok emin olmaları ve kimseleri dinlememeleridir.
Harlan Cleveland (1982) tarafından aşağıda yorumlanan şekli dikkatinize sunuyorum.

Yukarıdaki grafik, ham bir verinin nasıl olup da zamanla derin bir bilgeliğe dönüştüğünü iki ana eksen (Bağlam ve Anlayış) üzerinden açıklar.
Siz hangi aşamadasınız?
Kendinizi bilgelik mertebesinde mi görüyorsunuz ki sürekli mesaj verme, aydınlatma, yol gösterme çabası içindesiniz?
Ne yazık ki elinde birkaç veri olan birçok insan kendini bilge zannedip sürekli mesaj vermeye çabalıyorlar.
Makaleyi Hz. Muhammed’in sözü ile bitiriyorum “Ya hayır konuş ya da sus”
Yararlanılan Kaynaklar
· Aslı Şafak, Acar Baltaş & Zuhal Baltaş. (2025, 26 Aralık). Aslı Şafak ile işin aslı
(YouTube. http://www.youtube.com/watch?v=TYcO5UYk3eE), (Erişim Tarihi: 01.01.2026).
· Eric Hoffer. (2024). Değişimin sancısı. Dergah Yayınları.
· Gisela Hagemann & Janner Greville. (1997). Başarılı Toplantı. Rota Yayınları.
· İbn Arabi. (2025). Füsus’l hikem. Sufi Kitap.
· Jonathan Haidt. (2025). Mutluluk Varsayımı. Diyojen Yayıncılık.
· Levent Vurgun. (2021). İletişim Köprüsü. Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık.
· Levent Vurgun. (2024). İnsanları Anlamak ve Sorunlara Çözüm Üretmekte Kısa Yol. Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık.
· Mine Özgüzel. (2019). Edebiyat terapi. Doğan Kitap.
· Murat Erdin. (2018). Dünya Hala Büyük Yaşam Hala Kısa. Kitapevi Yayınları.
· Samuel Smiles. (2022). Karakter. Dorlion Yayınları.
· Seth Godin. (2025). Dip. Profil Kitap.
· Şirazlı Sadi. (2013). Gülistan. Kültür Bakanlığı Yayınları.
· Zeynep Cihangir Çankaya & Serdar Çankaya. (2025). Bir Aile Meselesi. Doğan Kitap.
Yorumlar
Kalan Karakter: