Sayın @ibrahimcenet,
Ben, İstanbul’un sahte konforunu ve mülkiyet hırsını terk ederek 5 yıl önce ata toprağım Osmaniye’nin Kırmacılı Köyü’ne dönen bir yurttaşım. Kendi ellerimle kurduğum ekolojik yuvamda, 70 wattlık güneş panelimle dünyaya yük olmadan, toprağın bereketiyle onurlu bir yaşam sürüyorum.
Ancak bugün, "hizmet" adı altında yürüttüğünüz Taş Ocağı faaliyeti, bu huzuru ve binlerce yıllık doğayı dinamitlerle parçalıyor!
Size ve bu kıyıma "asfalt" diye alkış tutanlara soruyorum:
⚠️ HALKA MI DANIŞTINIZ? 3 köyün ortasında o ocağı açarken; Kırmacılı, Bahçe ve Kazmaca köylülerine sordunuz mu? Bizim yaşam alanımızı mülkünüz, dağımızı mucur ambarı sanma cüretini nereden alıyorsunuz?
⚠️ HUKUK NEREDE? İşlettiğiniz ocak, zeytin bahçelerine sadece 250 metre, evlerimize 500 metre mesafede! 3573 Sayılı Zeytincilik Kanunu, zeytinliklere 3 km mesafede tesis işletilmesini açıkça yasaklamışken, bu hukuksuzluğa kim yol veriyor?
⚠️ SORUMSUZ KONFOR! Şehirde 3 kişi yaşayıp 5 odalı beton hapislerde oturanların "asfalt sevdası" için köylünün sabah huzurunu, dağının sessizliğini ve zeytininin nefesini feda edemezsiniz! Kimin huzurunu kime peşkeş çekiyorsunuz?
⚠️ BETON KARIN DOYURMAZ! Sizin için asfalt "hizmet" olabilir ama bizim için toprak hayattır. Dinamitle parçaladığınız o dağlar, asfaltınızdan daha kıymetlidir. Zeytin ağaçları yüzyıllardır bu halkı besliyor, sizin asfaltınız ise toprağın üzerindeki geçici bir kirliliktir!
Anayasal hakkımız olan "sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı" gasp ediyorsunuz. Bayram sonrası Kırmacılı, Bahçe ve Kazmaca köylüleri olarak bu yıkıma karşı hem hukuk önünde hem de sivil alanlarda en sert mücadeleyi başlatacağız!
Emanetçisi olduğunuz makamın, "beton uygarlığının" değil, halkın ve doğanın yanında olması gerektiğini hatırlatıyor; bu hukuksuz faaliyetin derhal durdurulmasını talep ediyorum!
Mehmet Tülüce
Yorumlar
Kalan Karakter: