Eğer yıktığınız şeyin yerine daha iyi bir şey koyamamışsanız devrim başarısız, katastrofik olur,
Bir evi deviriyorsunuz ama yeni yaptığınız tam bir ucube ve yetersiz kaba saba ise , evi yıkmak yanlış olmuştur,
Başka bir deyişle kestiğiniz ağacın yerine diktiğiniz fidan yeşermemişse meyve vermemişse ya da verdiği meyveler zehirli olmuşsa ağacı kesip devirmek tam bir facia olmuştur, bütün tarihsel toplumsal devrimleri bu örnekler üzerinde değerlendirmek gayri ilmi bir yaklaşım değlidir..
Buna bazen süslü bir şekilde yaratıcı yıkım, yaratıcı yönelim, yaratıcı diyalektik de denir, lakin yine de başarılı olmak yarattığınız şeye bağlı, bazen bu yarattığınız şey Thomas Hobbes’in Leviathanı gibi her şeyi yutan bir dev olursa, devrim bir gün duraklamaya gerilmeye,yıkılmaya çürümeye, çökmeye mahkum olur.
Bundan dolayı denilebilir ki,
devrimler yaş almaya başlayan hatunlar gibidir ne kadar makyaj yapsalar da ihtiyarlamaktan kurtulamazlar,
İran İslam devrimi bir çok iç, dış nedenden dolayı kendini yenileyememiş , çağın koşullarına ayak uyduramamış, modern paradigmaya alternatif oluşturamamış keza geniş halk kitlelerinin başlangıçtaki hayayllerini çoşkusunu adalet refah taleplerini karşılayamamış, aksine içe kapanarak otoriterleşerek bu haklı beklentileri dumura uğratmıştır, yaralı bir bilinçle kimlik kişilik yarılmasına yol açmıştır.
Mezhepçi bir refleksten de kurtulmadığı için islam dünyasındaki prestijini kapsayıcılığını kaybetmiştir,
Merkez çevre ilişkisinde Düverger’in ifadesi ile muhalif siyasal enerjiyi öfkeyi itirazları absorbe edip legal hale getiremediği için iç savaş tehlikesine yol açmış, emperyal müdahalelerin kapısını aralamıştır.
L.Özşahin
Yorumlar
Kalan Karakter: