Samimi İslami Kur’an-i
ölçülere uyanlar Sahih sünnete uyanlar elbet değerlendirmemizin dışındadır,
Konuya devam edersek,
maalesef bu durum sadece antik dönemlere keza ortaçağa özgü bir olgu hadise değildir,
Bugün modern zamanlarda da halen devam eden kronik bir süreçtir.
Bugün İslam dünyasının dini düzlemde en büyük sorunu
‘Atanamamış Peygamberler sorunudur’ desek abartmış olmayız,
Atanamamış diyorum çünkü direkt olarak bize kutsal kitap verildi biz de Nebi, Resul peygamberiz demiyorlar,
ancak bütün davranış ve eylemleri ile onu ihsas ettiriyorlar, en hafifi ile bu söylediklerimiz bize ait değil, bize söyletildi, ya da rüya yolu ile iletildi, bize yazdırıldı, diyerek yapıp etmelerine söylemlerine eleştiriye tabii olmayan bir kutsiyet kazandırmaktadırlar,
Ayrıca bu tipler düşen uçakları durdurma, ölüm meleği Cebrail’i kovma onu azarlama, geleceği görme , yanmayan kefen üretme, depremi durdurma kudretine bile sahiptirler,
Ne hikmetse sadece İsrail uçuklarını ve tanklarını durdurma kudretine sahip değillerdir.
Onlar bu yönü ile Hz Muhammed’den bile üstündürler
Bu atanamamış peygamberler hep Allah’la kul arasındadırlar,
onların onayı olmadan Allah’a ulaşılamaz, yaklaşılamaz,
Kur’an
biz ona yani kullarımıza şah damarından daha yakınız dediği halde,
Bu aslında şu anlama da gelir
La ilahe/ilah yoktur dedikten sonra bir türlü illallah,
ancak sadece Allah vardır diyememe yani Tevhidi anlamama ya da bilerek saptırma sorunudur,
Bu durum aynı zamanda
Allah’la insanlar arasında kutsanmış, el verilmiş aracılar var sayarak, onları ilah, rab edinmekten vaz geçememe sorunudur-ki peygamberler bile Allah’la kul arasına giremez,
Zira Allah’la kulu arasında bir perde yoktur, Peygamberler sadece Resul nebi olarak uyarıcı müjdeleyici hatırlatıcı tebliğ edici ve nihayet yol göstericidirler, Ayetlerde belirtildiği gibi zorlayıcı, baskıcı ve tahakküm edici bir zorba despot değildirler.
İmdi Tarikat Cemaatlere bir göz atarsak,
Evet İslam tarihinde bir çok itikadi,
fıkhi/ameli mezhep olduğu gibi yüzlerce tarikat cemaat de varola gemiştir ,
Bu sosyal dini oluşumlar,
yapılar zaman zaman toplumun İslamileşmesi, İslam’ın yayılması kardeşlik birlik beraberlik , dayanışma iş aş bağlamında
olumlu roller de oynamışlardır,
Yani bugün esas mesele esas roblem cemaatlerin ,mezheplerin tarikatlerin var olması değildir
Zira insanlar iyilik adalet takva barış özgürlük yardımlaşma, dayanışma için bir araya gelebilirler,
Bu tip yapılar cemaatler seküler Batı’da da var,
Peki problem nedir?
Problem şudur:
hakikatin kendisi biziz,
Kurtuluşa eren fırkayı Naciye gerçek islam bizim cemaatimizdir bizim tarikatimizdir,
bizim mezhebimizdir diyerek, hakikati, İslam, Kur’an, sünnet fıkıh/hukuk yorumunu tek tipleştirmek, çoğulculuğu red ederek bölgeleri köyleri kasaba ve şehirleri Allah’ın yok ettiği monist/tektipçi Karyelere dönüştürmek,
diğerlerini batıl kafir,
fasık heterodoks/sapkın,
hain ilan etmek, kendi bireysel görüşlerini, anlayış ve yorumlarını din haline getirmek,
Keza cemaat liderlerine şeyhlere Kutuplara Gavslara atanamamış peygamber muamelesi yapmak.. hatta onlara bilinçli bilinçsiz peygamberden daha üstün bir otorite tanıyarak onlara masumiyet atf ederek ilahlaştırmak, putlaştırmak,
İslam hizmet adı altında tekelleşmek, holdingleşmek kendileri Karun gibi kaşanelerde yaşarken insanları açlıktan sefaletten kıvranan müritleri sömürmek,
onlara bir ekmek bir hırka edebiyatı yapmak, üzülmeyin öbür dünyada cennet sizin olacak diyerek din ile Kur’an’la onları afyonlamak uyuşturmak,
gizli gündem oluşturmak,
Fetö gibi beşinci kol faaliyetleri yürütmek,
Devletin imkanlarının kendilerine peşkeş çekilmesini sağlamak,
Siyasileri oy potansiyelleri ile tahakküm altına almak,
çoğunlukla Cemaat tarikat vs liderliğini ilim takva ehliyet liyakat şura, seçim yoluyla değil de,
kan bağı ile ele geçirmek,
Bu kişiler ya Oğul ya damat ya da en fazla amca ve amca oğlu vs olabilir,
Peki bu neden böyledir?
Çünkü posta, makama geçen
lider şeyh kutup gavs yakın akraba olmadığı zaman mevcut rant, güç kudret, zenginlik, servet, şan şöhret iktidar el değiştirebilir yani ailenin dışına çıkabilir,
Yani her şey kasa masa nisa meselesidir,
Ancak bütün bunlar İslam örtüsü ile örtülür,
İşte bütün mesele budur.
bugün ümmet açık gizli şirk içindedir ahlaki bir çöküşün kapısındadır desek bir abartı olmaz,
Oysa
Vahyi/göksel/Muhammedi
din,
Uyutmaz/uyuşturmaz,
aksine uyandırır, köleleleştirmez özgürleştirir, aklı örtmez harekete eyleme geçirir,
Zulme baskıya şiddete baş eğmez,
uygun koşullarda devrimci bir bilinçle kıyama/baş kaldırıya teşvik eder,
birlikte çokluk, çoklukta birlik ikesi gereği insanları ötekileştirmez birleştirir kardeş ilan eder.
Nefret ettirmez sevdirir, her düzeyde adaleti ihsanı,
isarı liyakati ehliyeti,
ilahi ve tabii hukuku şurayı oydaşmayı her an her dönem tazelenen rızayı aşkı vecdi merkeze alır
Dr. L.Özşahin
Dinler Tarihçisi/Siyaset Felsefecisi
Tarikat Cemaat, ATANAMAMIŞ PEYGAMBERLER
İnsanlığın tarihsel yürüyüşünde merkezi bir yer tutan Dinler Tarihi, sahte peygamberlerle sahte azizlerle, büyücülerle, sahte kahinlerle kendini derviş evliya gavs kutup vs gibi sıfatlarla tanıtan ilan eden şarlatanlarla doludur,
Yayınlanma :
15.02.2026 22:49
Güncelleme
: 15.02.2026 22:49
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: