onun kontrol ettiği ulemanın halktan kopuşunu, muhalefetin susturulmasını çok eleştirdim.
Elbet bütün eleştirmelerimize rağmen İran’da ne olacağına, rejimin akibetine İran halkı özgür irdesi ile kendisi karar verecektir, Doğru olan da budur,
Hiç bir emperyal güç herhangi bir millete demokrasi insan hakkları hukuk gibi süslü sloganların arkasına sığınarak dışarıdan silahla katliamla rejim dayatamaz
Ayrıca İran jeopolitiği ile Türkiye jeopolitiği ve Jeostratejisinin,
bölgede ta Safevilerden itibaren rakip olduklarını, zaman zaman bu durumun çatışma alanlarına döndüğünü de yazdım,
Ancak bunların çözüm yerinin Washington Londra Telaviv değil Anakara ve Tahran olduğunu söyledim,
İmdi gelelim meselenin özüne,
ABD öncülüğündeki Emperyalizm Ortadoğu’dan kovulmadığı sürece bölgeye barış gelmez.
İran’ın çökertilmesi demek,
ikinci adımda,
sırada çökertilmesi gereken Türkiye var anlamını taşımaktadır,
Zaten bu analizleri
Genişletilmiş Büyük Ortadoğu bağlamında Rand Cooparation yazdı ve yayınladı ve Türkiye’yi son hedefe koydu,
zira ABD Batı tek başına Ortadoğu’yu kontrol edecek hiç bir İslam Ülkesi istememektedir.
ABD Batının medeniyet ve jeostratejik bağlamında gerçek müttefiki İsrail’dir
ve İsrail Batı’nın özellikle ABDnin Ortadoğu da batmayan uçak gemisidir.
Batı siyasi aklı Ortadoğu’daki rejimleri ülkeleri
İsrail üzerinden dizayn etmek ister,
İsrail’le sorun yaşayacak her ülke mutlaka tedip ve terbiye edilmelidir,
Buna sadece İran ve Arap ülkeleri değil NATO üyesi Türkiye’de dahildir,
zira halkı Müslüman olan Osmanlı metafiziğine sahip olan Türkiye,
adrift/akıntıya kapılmış,
keza Unpredictable/öngörülmez bir ülkedir sonuna kadar güvenilmez, mümkünse Sevr sınırlarına çekilerek küçültülmeli iç Anadolu ya sıkıştırılmalıdır,
Bundan dolayı Ortadoğu’da sınırlar tekrar belirlenmeli etnik din mezhep temelli küçük devletçiklerin kurulması gerekir ki, ABDnin Batı’nın çıkarlarını tehdit etmesinin önüne geçilmiş olsun ve
İsrail’in güvenliği bu sayede tehlikeye girmesin.
Öyle ki,
ABD Ortadoğu’da Z.Brezinski’nin de açıkça söylediği gibi daima kontrollü bir destabilizasyon/istikrarsızlık politikası izlemektedir,
çünkü Ortadoğu’da istikrar barış üretim kalkınma halkların özgür iradesinin rejimlere hükümetlere yansıması, diktatör rejimlerin yıkılması,
Batı ABD hegemonyasının bitmesi ile eş bir anlam taşımaktadır, bundan dolayı oyuna gelmemek lazım…
Eski defterleri karıştırıp
tarihte yaşanmış olumsuz örnekleri merkeze alarak,
ama Araplar şöyle yaptı,
Farslar şöyle yaptı, Türkler böyle yaptı şeklindeki analizler,
hiç bir İslam ülkesine yarar sağlamaz,
aksine daha çok bölünmeye yol açar,
Batının,
Yayılmacı İsrail siyasal aklının da istediği bu zaten,
Bugün bu şekilde yorum yapanların iyi niyetli oldukları söylenemez,
Zira İslam dünyası
her zamankinden daha birlik ve beraberliğe muhtaç bir döneme girmiştir,
Diyeceğim o ki İran çökerse Türkiye’de çöker. Çünkü Şah zamanındaki gibi Batı’nın ABD’nin kontrolünde olan , yada dört parçaya ayrılmış bir İran her daim Türkiye’nin aleyhine olacaktır.
Aynı şekilde Gazze’nin Kudüs’ün Şam’ın Halep’in düşmesi gelecekte Hatay’ın Gaziantep’’in Diyarbakır’ın vs düşmesi demektir,
Şüphesiz bugün,
ülke mezhep bölge etnisite dil kültür yarıştırmanın zamanı değildir,
aksine,
Siyonist ırkçı katliamcı İsrail’i ve onun sömürgeci kalkanı ABD’yi durdurmak için,
Ne yapmalı,
Nasıl yapmalı,
Ne zaman yapmalı,
Hangi yöntemlerle ve kimlerle yapmalının zamanıdır…
Bir İslam keza Türk çoğrafyası olan İran’ın bombalanmasını rahat koltuklarda televizyonlardan izlemek Tüm İslam dünyasının keza insanlığın yüz karası olacaktır.
Dr.L.Özşahin
Dinler Tarihçisi/Siyaset Felsefecisi
Yorumlar
Kalan Karakter: