"İntihar bireysel değil toplumsal bir eylemdir"
'Modernite bir akıl hastanesidir,
E. Voegelin,
Özellikle ABD ve son olarak Maraş'ta meydana gelen elim acımasız okul katliamını toplumsal olarak incelemek kaçınılmazdır,
Temel soru şudur?
Masum bir bebek olarak dünyaya gelen bu çocuklar büyüdüklerinde nasıl acımasız bir canavara dönüşüyorlar?
niçin terörist oluyorlar?
hatta niçin delirşyorlar?
neden uyuşturucu kumar batağına saplanıyorlar?
İstatistiklere bakıldığında bu tip bireylerin hayat öyküsünde istisnalar hariç genellikle çocukluğundan itibaren şiddet baskı istismar anne baba ayrılığı,
yoğun sevgisizlik dışlanma ötekeliştirme, görülmeme yok sayılma merkezi bir yer tutar,
Sosyolojik açıdan bakrsak demek ki,
aile, toplum acımasız mehametsiz,
zayıfı, kimsesizi, yetimi, fakiri mazlumu ezen bir karaktere, yapısal bir bünyeye evrilmiştir,
Bu durum hakikatte toplumun hasta olduğunu, yıkılmaya, çökmeye, çürümeye yüz tuttuğunu gösteren apaçık bir dinamiktir diyebiliriz,
Çünkü toplum,
insanın imani, ahlaki temel vasıfları olan adalet ihsan isar merhamet şefkat barış selamet, dayanışma, yaşlılara hürmet,
zayıfı, canlıları koruma, kucaklama, zalimle ortak mücadele vasıflarını yitirmiş körleşmiş insani anlamda hedefsiz, yönsüz/kıblesiz kalmıştır,
Böyle bir tolumda genel olarak, güçlülüler, Kuran'nın deyimi ile mele ve mütrefiin, finans, para ve iktidar sahipleri kaynaklara el koymuş, verimli toprakları,
rant üreren mekanları parsellemiştir,
büyük çoğunluk ise, fakirleştirilmiştir, güdülecek koyunlar gibi sürüleştirilmiştir,
Bunun içindir ki
böyle bir toplum hastadır,
ya da sömürülmek tahakküm altına alınmak için bilinçli olarak hastalandırılmıştır,
Öyleyse terör,
şiddet, aile, anne, baba, eş, okul katliamları uyuşturucu, sevgisizlik hakikatte nedir?
Bunlar hasta olan toplumun exterm semptonlarıdır, yani bardağın taşan son damlalarıdır,
Bu olaylar, intiharlar
bir isyandır, bir çığlıktır, epidemik/salgın bir hastalığın açık seçik
faş edilmesidir,
Bu çağdaş dünyada neyin sonucudur?
Bunlar,
Richard Rorty'nin deyimi ile kutsalı yeryüzünden kovan insanın göklerle ilintisini kesen, değerlerin izafiyeti bataklığına gömen,
post moderntenin ve onun insan toplum evren anlayışının sonucudur,
Bu hiç şüpheniz insanı kendine kendine yabancılaştıran/self alinasyon, yozlaştırıcı,
yıkım, amlamsızlık,
nihilsitik duygular üreten öldürücü, cinneti, epidemik ahlaksızlığı körükleyen medyanın sanal gerçekliğin,
insanlığın kendi kendini imaha etmesine dönüşen aydınlanmacı post modern mekanik akılın bütün insanlığı madden ve manen hasta eden, onu hissiz robota indirgeyen felsefi entellektüel bir paradigmanın sonucudur,
M. Foucault bu bağlamda şöyle der,
Akıl astahanelerini inşaa ederler ki, dışardaki deliler kendini akılı zannetsinler diye,
Hapishaneleri inşaa ederler ki dışardaki caniler hırsızlar kendilerini masum zannetsinler diye,
Hem Durkahimci hem de Foucault'cu hem Voegelin'ci keza T. Adorno'cu perspektiften bakarsak evet sadece okul katliamı yapanlar, gözünü kırpmadan insan katl edenler, sapkınlar değil,
bizzat toplumun kendisi hastadır, kendisi kangren olmuştur salgın bulaşıcı bir hastalığın pençesindedir desek bir abatı sayılmaz,
Zira katliamı yapan bu canavar çocukları, zombileri, teröristleri, pedofilik sapkınları,
ırkçı canileri, kadın hatta genel olarak insan düşmanlarını uzaylılar değil,
içinde yaşadığımız toplum üretmiştir,
Yapısal bakarsak bu insanlar topluma hakim olan siyasî, ahlaki iktisadi, adli, kültürel sosyal sanatsal, ailevi yapınının keza yozlaştırıcı bir eğitim anlayışını ürünüdür,
bu aynı zamanda modernitenin ürettiği anlamsızlık, hiçlik duyguları ile beraber haz ve hızı önceleyen hiç bir insani metafizik değere hayat anlayışına yer vermeyen, pragmatist bir yaklaşımla insanı mekanik bir robota indirgeyen seküler materyalist paradigmanın sonucudur,
Bundan dolayı,
Eric Vieogel'in modernite bir akıl hastahanesidir der,
Kutsal din gelenek karşıtı aydınlamanın çocuğu olan modernite, maddi kazanımlar için araçsallaşan akıl Adorno'nun deyimi ile insanlığı,
metafizikle kutsalla hiçbir bağı kalmayan mekanik bir akılla kendi kendisini imha ettiği ölümcül bir aşamaya geçirmiştir,
Diyeceğim o ki,.
Bütün Türkiye'nin yüreğini yakan Maraş katliamına bu açıdan bakmayan bir siyasl akıl, keza bir aile ve eğitim anlayşı meseleye doğru bir teşhis koyamaz
Dr.Lütfü Özşahin,
Dinler Tarihçisi/Siyaset Felsefesi
Yorumlar
Kalan Karakter: