Rahmi Beyle aynı masada oturup sohbet etmişliğim vardır. Hatta sohbeti uzatınca, "Sahnede konuşana ayıp olur, sonra devam edelim" diye nazik dille beni uyarmıştır. Bilinen bir fıkraya gereksiz "Kürt" kelimesini eklemesi yakışıksız olsa da bu denli tepkiyi hak etmiyor. Nitekim orada bulunan Binali Yıldırım gibi oturaklı insanlar da buna tepki göstermiyor.
Ne olduysa olay medyaya yansıyınca oluyor. Sanki fırsat bekleniyormuş gibi. Bilinen kibarlığı, ayaküstü sohbet ortamı ve 95 yaşı dikkate alındığında olayı bu kadar büyütmenin mantığı görülmüyor. Ancak görülmeyen ama dipten dibe işleyen bir şeyler olduğu kesin!
Akla ilk gelen, olaydan bir gün önceki 6000 kişilik düzenli ve hazırlanmış bir grupla yapılan Anıtkabir yürüyüşü... Burada durmak lazım.
Burası Türkiye, aba altından sopa gösterenlerin ülkesi... Alışık olmadığımız biçimde, hazırlıklı 6000 kişilik Anıtkabir yürüyüşünün "Paralel Güç" gösterisi veya göstergesi gibi okunması akıllardan çok uzak olmasa gerek.
Hiçbir siyasi güç "Paralellerden" hoşlanmaz. Bu kaos sebebidir, tehlikelidir. Kaos ortamlarında kimin kimi yiyeceği belli olmaz. O yüzden paralel güçler boy hedefi olur ve ezilmek istenir.
Her kimler veya gruplar ise, kendini paralel güç olarak görenler bu tehlikeyi göze almalı ve daha akıllı olmalıdır. Aksi halde başları fena belâya girer. Hükümet gücüyle ne şaka olur ne boy ölçüşülür!
> HÜSEYİN GÖKÇE
Yorumlar
Kalan Karakter: