“Ben buradayım! Pes etmiyorum! Umut ve direnç hâlâ yaşıyor!
”Eski zamanlarda insanlar bu çiçeği evlerine asar, kötü ruhları kovmak ve bereket getirmek için kullanırdı. Bugün de bize aynı mesajı veriyor: En karanlık günlerde bile güzellik, mücadele ve hayat var.
Ama işte yürek burkan gerçek:
Bu hassas güzellik, ormanlarımızın en kırılgan misafirlerinden biri. Nemli, organik maddece zengin, hafif gölgeli orman tabanlarını seviyor. Ancak ağaç kesimlerinin hoyratlığı, ağır makinelerin toprağı ezmesi, aşırı otlatma ve bilinçsiz müdahaleler… Çuha’yı ve onun gibi yüzlerce orman alt bitkisini yavaş yavaş yok ediyor.
Peki ne yapacağız?
Bu minik çiçeklere pozitif ayrımcılık yapacağız!
Onları ve benzeri narin orman sakinlerini el üstünde tutacağız!
Çünkü onlar sağlıklı bir ormanın nabzıdır. Onlar mutluysa, orman nefes alıyor demektir. Orman nefes alıyorsa, biz de temiz hava, temiz su ve güzel bir gelecek soluyoruz demektir.
İşte bu yüzden kurtuluş reçetesi belli:
Doğaya Yakın Ormancılık anlayışını yürekten benimsemek!
Bu yaklaşımda ormanı bir aile gibi görüyoruz:
-Büyük ağaçlar abilerimiz,
-Çuha çiçeği ise küçücük, narin kardeşimiz.
Ailede kimse ezilmeden, herkesin yeri var.
Nasıl mı yapacağız?
-Ağaç kesimlerini seçici ve azar azar yapıyoruz; ormanı birden açmıyoruz ki çuha’nın sevdiği nem ve gölge birden kaybolmasın.
-Ağaçlar arasında doğal boşluklar bırakıyoruz; güneş hafif sızsın ama yakmasın.
-Toprağı korumak için ağır makineleri en az kullanıyoruz; toprak sıkışmasın, çuha kökleri rahat nefes alsın.
-Korunan alanların etrafına tampon bölgeler oluşturuyoruz; hassas türler birden yok olmasın.
- Genç ormancılara, köylülere şunu öğretmeliyiz:
“Bir ağaç keserken, aslında 100 tane çuha çiçeğinin geleceğini de düşünüyorsun!
”Bu anlayış hem doğaya, hem insana fayda sağlar:
-Doğa kazanır → Biyoçeşitlilik korunur, toprak erozyonu azalır, su kaynakları düzenlenir.
-İnsan kazanır → Temiz hava, kaliteli su, sürdürülebilir odun ve orman ürünleri, gelecek nesillere miras kalan sağlıklı ormanlar.
Sevgili vatandaşım, sevgili ormancım…
Bir sonraki orman gezinizde yere bakın.
O minicik sarı, pembe, mor çiçekleri görünce durun ve gülümseyin.
Onlar size fısıldıyor:
“Biz direniyoruz… Siz de bizimle direnin. Ormanımızı birlikte koruyalım.”
Çünkü bir tek çuha çiçeği bile, doğru ellerde, doğru yürekte, bütün bir ormanı kurtarabilir.
Haydi el ele…
Çuha’ya yakın, doğaya yakın bir ormancılık için!
Çuha çiçeğine pozitif ayrımcılık yapalım!
Ormanlarımız nefes alsın, gelecek kuşaklar renkli baharlar görsün.

Yorumlar
Kalan Karakter: