İnsanlık serüveni iyi olmak ve iyilik yapmakla değerli hale gelir. Kötü olmakla ve kötülük yaparak insanlıktan uzaklaşılır. Netice itibariyle kötülüğün kaynağı, yaratıcısı ve faili insanın kendisidir. Başka bir tanımla kötülük insanın kaderi değildir.
“Kötü İnsan” tanımı için Nazi dönemi Almanya’sı için yazılmış şöyle bir örnek var:
“Toplama kamplarında insanın insana yaptığı zulüm üzerine şu soru sorulmuştu: Auschwitz’te (toplama kampı) Tanrı neredeydi?
Gelen cevap şuydu: Peki insan neredeydi?
Çünkü bu kötülüğü yapanlar yalnızca insanlardı. Tanrı değil, din değil; Tanrı ya da din adına hareket eden insanlar da değil. Sadece insanlardı. İnançları ya da ırkları ne olursa olsun, herkesin acı çekmesine neden olan bir kötülüğün faili olan insanlar.”
“İyi insan” tanımı için şöyle bir örnek vermek isterim:
Dervişe sormuşlar;
“Nasıl insan oluruz?” diye...
Derviş "Üç adım atmakla” diye cevap vermiş;
"Önce sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gerekir. İnsanlığa attığın ilk adım budur. Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise, ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın. Nihayet, sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark hissetmeyecek hâle geldiğin zaman ise insan olursun.”
--
Babası ve annesi zalim, zani, günahkâr, kötü olsa da Allah yine de her insanı masum, günahsız ve iyi olarak yaratır. Bazılarının iddia ettiği gibi “hain, kötü, bencil, insafsız, günahkâr” olarak yaratılan insan yoktur.
İnsanlıkta eşit olan insanlar tercihleriyle, öğrendikleriyle farklılaşırlar. İnsan, fıtrattan/insanlıktan uzaklaştıkça kötülüğe, aldatılmaya müsait hale gelir. Aldatılmak da insanın kendisinden kaynaklanan bir zafiyet sonucudur. Trajikomik olan insanın yaratıcısı olan Allah ile aldatılabilmesidir. Allah ile aldatılan tek canlı da insandır. Allah ile aldatmaktan ve aldanmaktan daha büyük kötülük mü olur? Aldatan da aldatılan da bu kötülükten sorumludur, Tanrı değil.
“Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah ile sizi aldatmasın.” (Fâtır/35: 5)
--
İnsanların ortak paydası fıtrattır yani insanlıktır. Pis ile temiz bir olmadığı gibi kötü ile iyi de bir olmaz. İyi insanı kötü insandan ayıran ilkeler etnik, coğrafi, milli veya grupsal aidiyet, dini veya ideolojik tercihler değil, adalet ve ahlaktır, hak ve hukuka bağlılıktır, güvenilir olmaktır, başkasına ve farklı olana saygıdır, diğer canlılara ve doğaya duyarlılıktır, emaneti korumaktır, dürüst, doğru ve yararlı olmaktır, görevinin ve işinin ehli olmak gibi yüce değerlerdir.
İnsanlar arasında ayırımı ve farklılığı bu ve benzer değerlerde aramak gerekir. İnsanı güzelleştiren, diğerlerinden üstün kılan bu değerlerdir. Ayırımı başka özelliklerde ve unsurlarda aramak ve insanları buna göre tasnif etmek insanlık gerçekliğiyle bağdaşmaz.
Kötülük yapmak için insanın makul hiçbir gerekçesi olamaz. İyilik yapmak için de bir gerekçe aramaya lüzum yoktur çünkü iyilik fıtratın ve insanlığın zorunlu bir eylemidir.
Ey kör!
Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş !
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş !
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
BİR NEFESTİR ALACAĞIN, O DA BOŞTUR BOŞ !
Ömer Hayyam
Yorumlar
Kalan Karakter: