Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve Yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affıyla ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi.
YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu vurgulayan Yolcu, öğrenci affını yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceğini belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti.
"Bu genel bir öğrenci affı değil"
YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘Bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor" diye konuştu.
"Buradaki birinci ana çatı deprem"
Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışında gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
Yorumlar
Kalan Karakter: