ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Grönland’ı elde etmesine yönelik hedeflerine ilişkin, "Güç kullanabiliriz ama bunu yapmayacağım. Şimdi herkes rahat bir nefes alıp ‘oh’ diyordur" ifadelerini kullandı. Trump, ABD-NATO arasındaki görüş ayrılıklarına değinerek, "Bana kötü biri diyorlar ama tek istediğim bir parça buz. Soğuk ama dünya barışında kritik bir rol oynayacak bir buz parçasını istiyorum. Onlara verdiklerimiz karşısında küçük bir istek" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İsviçre Alpleri’ndeki Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) konuştu. Beyaz Saray’daki ikinci döneminin dün itibarıyla ilk yılını tamamladığını ve kendi yönetiminde ABD ekonomisinin büyüdüğünü, verimliliğin arttığını, enflasyonun yenildiğini ve düzensiz göçün engellendiğini ifade eden Trump, "ABD, ülke tarihinin en hızlı ve en dramatik ekonomik dönüşümünün ortasında bulunuyor" dedi.
ABD ekonomisinin IMF’nin geçen yıl öngördüğünün iki katı hızla büyüme yolunda olduğunu ifade eden Trump, "Bu harika bir haber ve tüm ülkeler için iyi bir haber. ABD, gezegen ekonomisinin motorudur. Amerika büyüdüğünde tüm dünya büyür. Bu, tarih boyunca böyle olmuştur. ABD’nin ekonomisi iyiyse dünyanın ekonomisi iyidir. Eğer ABD’nin ekonomisi kötüyse tüm dünya bizi kötü yönde takip eder" dedi.
"Venezuela, inanılmaz başarılı olacak"
ABD’nin enerji üretiminin de arttığına dikkat çeken Trump, "Bugün ABD’de doğalgaz üretimi tüm zamanların zirvesinde. Petrol üretimi günde 730 bin varil arttı ve geçen hafta yalnızca Venezuela’dan 50 milyon varil petrol aldık" şeklinde konuştu.
Venezuela’nın uzun yıllar harika bir ülkeyken sonradan politikalarının bozulduğunu söyleyen Trump, "Ama onlara yardım ediyoruz. Bu 50 milyon varili paylaşacağız ve uzun zamandır kazanmadıkları kadar para kazanacaklar. Venezuela inanılmaz başarılı olacak. Tüm işbirliğini takdir ediyoruz. Saldırı sonrasında büyük bir iş birliğine girdik. Saldırıdan sonra ’anlaşalım’ dediler. Önümüzdeki 6 ayda son 20 yıldan daha fazla para kazanacak. Ülkenin lideri de zekice davrandı" dedi.
"Grönland’ı koruyabilecek tek ülke ABD"
Grönland ve Danimarka’ya saygısı olduğunu fakat Grönland’ı koruyabilecek tek ülkenin ABD olduğunu belirten Trump, "Biz büyük bir gücüz. İnsanların sandığından çok daha büyük bir güç. Sanırım bunu iki hafta önce Venezuela’da gördünüz. Bunu 2. Dünya Savaşı’nda da gördük. Danimarka, Almanya’ya karşı sadece altı saatlik mücadelenin ardından düştü. Ne kendini ne de Grönland’ı savunabildi. Bunun üzerine bunu ABD yapmak zorunda kaldı ve bunu yaptık" dedi.
"Biz olmasaydık, şu anda hepiniz Almanca konuşuyor olurdunuz"
ABD Başkanı, 2. Dünya Savaşı’nda Grönland’ın ABD tarafından kurtarıldığını vurgulayarak, "Bunu çok büyük bir bedel ve masrafla yaptık. Danimarka bunu biliyor. Savaşı büyük bir zaferle kazandık. Biz olmasaydık, şu anda hepiniz Almanca konuşuyor olurdunuz. Belki biraz da Japonca" ifadelerini kullandı.
ABD’nin savaşın ardından Grönland’ı Danimarka’ya geri verdiğini belirten Trump, günümüzde dünyanın Rusya ve Çin tarafından üretilen yeni silahların tehdidi altında olduğunu ve Danimarka’nın şimdi yeniden masaya dönüp her şeyi baştan düşünmek zorunda kalabileceğini söyledi. Trump, "Grönland büyük ve hiçbir şekilde insan yaşamayan, savunulmayan, son derece anahtar bir stratejik bir nokta. ABD, Rusya ve Çin arasında tam ortasında yer alıyor. Biz geri verdiğimizde bu kadar önemli değildi. Stratejik, ulusal güvenlik ve uluslararası güvenlik sebebiyle ihtiyacımız var" dedi.
ABD’nin izlediği geleneksel politikanın dış tehditlerin kendi yarı küresine girişini engellemek olduğunu ifade eden Trump, "İşte bu yüzden ABD başkanları, yaklaşık iki asırdır Grönland’ı satın almaya çalışıyor. İki yüz yıldır bunu deniyorlar. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra burayı elimizde tutmamız gerekirdi. Ama o dönemde farklı bir başkanımız vardı. Olabilir, insanlar farklı düşünür. Fakat bugün, o zamana kıyasla çok daha gerekli" açıklamasını yaptı.
"Muazzam boyuttaki buz parçasını ancak ve ancak ABD koruyabilir"
Trump, "Muazzam boyuttaki buz parçasını ancak ve ancak ABD koruyabilir. Bizim için güvenliği biz sağlayabiliriz. Bu nedenle Grönland’ın ABD’nin satın alması konusunda müzakere yapılması gerektiğini söylüyorum" dedi.
Bu durumun NATO için bir tehdit olmayacağını, aksine NATO ittifakının güvenliğini büyük ölçüde güçlendireceğini söyleyen Trump, "ABD, NATO tarafından çok adaletsiz bir şekilde muamele görüyor, bunu kimse inkar edemez. Çok şey veriyoruz ama karşılığında çok az şey alıyoruz. Yıllardır NATO’yu eleştiren bir isim oldum fakat buna rağmen NATO’ya yardım ettim. Açık arayla herhangi bir başkandan, hatta herhangi bir kişiden daha fazlasını yaptım. İlk dönemimde devreye girmeseydim bugün NATO diye bir şey kalmazdı" dedi.
Trump, "NATO üyelerinin GSYİH’lerinin yalnızca yüzde 2’sini (savunma harcamaları için) ödemeleri gerekiyordu ancak bunu bile yapmıyorlardı. Ülkelerin çoğu hiçbir şey ödemiyordu. NATO’nun neredeyse yüzde 100’ünü ABD finanse ediyordu ve ben buna son verdim. Bunun adil olmadığını söyledim" şeklinde konuştu.
"Grönland için güç kullanmayacağız"
ABD’nin Grönland’ı elde etmek için güç kullanmayacağını açıklayan Trump, "Güç kullanabiliriz ama bunu yapmayacağım. Şimdi herkes rahat bir nefes alıp ‘oh’ diyordur. Bu, muhtemelen bugün yaptığım en büyük açıklama. Çünkü insanların çoğu güç kullanacağımızı düşünüyordu. Güç kullanmak zorunda değiliz, güç kullanmayacağız. ABD’nin tek isteği, Grönland denilen yer. Burası zaten bir dönem emanet olarak bizim kontrolümüzdeydi. Ancak saygı çerçevesinde kısa süre önce Danimarka’ya geri verdik. Bunu, 2. Dünya Savaşı’nda Almanları, Japonları İtalyanları ve diğerlerini yendikten sonra yaptık. O zaman da güçlüydük, ama şimdi daha da güçlüyüz" dedi.
ABD’nin NATO’dan elde ettiği tek şeyin Avrupa’yı önce Sovyetler Birliği bugün de Rusya’ya karşı korumak olduğunu söyleyen Trump, "Hiçbir şey elde etmedik. Sadece NATO’nun parasını ödedik. Ben gelene kadar yıllarca ödedik. Benim görüşüme göre NATO’yu yüzde 100 biz finanse ettik çünkü diğerleri faturalarını ödemiyorlardı. Tek istediğimiz şey Grönland’ı almak. Tüm unvanı ve mülkiyetiyle birlikte. Çünkü onu savunmak için mülkiyetinin bizde olması gerekir. Kiraladığınız bir yeri savunamazsınız" ifadelerini kullandı.
"Şimdi de Ukrayna konusunda yardım etmemizi istiyorlar"
Önceki Amerikan başkanlarının NATO için trilyonlarca dolar harcadığını, karşılığında hiçbir şey almadığını ve ABD’nin NATO müttefikleriyle ilişkilerinin hep tek yönlü olduğunu savunan Trump, "Şimdi de Ukrayna konusunda yardım etmemizi istiyorlar ve edeceğiz de" dedi.
Ukrayna’daki savaşta her gün genç insanların hayatını kaybettiğini ifade eden Trump, "Bu korkunç bir savaş. Böyle devam ederlerse, İkinci Dünya Savaşı’nı geçecekler. Kaybedilen insanların sayısı akıl almaz. Konuşmak istemiyorlar ama Ukrayna ve Rusya muazzam kayıplar verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşüyorum ve bence anlaşmak istiyor. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile de görüşüyorum ve bence o da anlaşmak istiyor" açıklamasını yaptı.
"Dünyanın güvenliği için bir buz parçası istiyoruz, vermiyorlar"
Ukrayna’daki savaşa son verme arzusunun tek nedeninin ölümleri durdurmak olduğunu vurgulayan Trump, "Bir de bana kötü biri diyorlar ama tek istediğim bir parça buz. Soğuk ama dünya barışında kritik bir rol oynayacak bir buz parçasını istiyorum. Onlara verdiklerimiz karşısında küçük bir istek. Biz onlar için yüzde yüz orada olacağız ama onların bizim yanımızda olup olacaklarına pek emin değilim" dedi.
Trump, "Diyelim ki onlara, ‘Baylar, saldırı altındayız, şu ülke bize saldırıyor’ dedik. Hepsini çok iyi tanıyorum. Yanımızda olacaklarından emin değilim. Biz, onların yardımına gideriz ama onların bizim yardımına gelip gelmeyeceklerini bilmiyorum. Yani harcadığımız onca paraya, onca kana, tere ve gözyaşına rağmen, yanımızda olup olmayacaklarını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
Trump, "Dünyanın güvenliği için bir buz parçası istiyoruz ama vermiyorlar. Başka bir şey istemedik. O kara parçasını elimizde de tutabilirdik ama tutmadık. Şimdi bir seçenekleri var. ‘Evet’ diyebilirler ve biz de müteşekkir oluruz, ya da ‘Hayır’ diyebilirler ama biz de bunu unutmayız. Güçlü ve güvenli bir ABD, güçlü bir NATO demektir" şeklinde konuştu.
"Savaş olursa, eylemlerin büyük kısmı Grönland’ın üzerinde gerçekleşecek"
Trump, muhtemel bir savaş yaşanması ihtimaline değinerek, ABD’nin yeni geliştirdiği Altın Kubbe sisteminin tam kapasiteyle faaliyet göstermesi için Grönland’ın öneminin altını çizdi. Trump, "Eğer savaş olursa, eylemlerin büyük bir kısmı okyanusun ortasındaki bu büyük buz parçasının üzerinde gerçekleşecek. Düşünün, füzeler tam o buz parçasının ortasından uçup geçecek. Danimarka’dan ulusal ve uluslararası güvenlik için ve çok enerjik ve tehlikeli olan potansiyel düşmanlarımızı uzakta tutmak için istediğimiz tek şey, bu toprak parçası. Oraya şimdiye kadar yapılmış en büyük Altın Kubbe’yi inşa edeceğiz" şeklinde konuştu.
"Putin’e ‘Kendi savaşını çözmeye odaklan’ dedim"
Göreve geldikten sonra 8 büyük savaşa son verdiği söylemini Davos’taki konuşmasında tekrarlayan Trump, "Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki savaşı da çözüme kavuşturdum. Putin beni aradı ve ‘Buna çözüm bulmuş olmana inanamıyorum’ dedi. 35 yıldır süren bir savaştı ve ben bir günde çözdüm. Putin beni arayarak, ‘Biliyor musun, ben 10 yıl boyunca bu savaş üzerinde çalıştım, çözmek için uğraştım. Fakat yapamadım’ dedi. Ben de ona, ‘Bana bir iyilik yap ve kendi savaşını çözmeye odaklan’ dedim" ifadelerini kullandı.
"Ticaret açığımızı radikal bir biçimde azalttık"
Trump, ABD’de kendi döneminde üreticilerin vergilerini düşürdüklerini, yabancı ülkelere gümrük tarifeleri uyguladıklarını, federal bütçe açığını yüzde 27 azalttıklarını, her yeni düzenleme için 10 eski düzenlemeyi kaldırma siyaseti izlediklerini, dış ticaret açığını azalttıklarını ve ihracatı artırdıklarını kaydetti. ABD Başkanı, "Gümrük tarifeleri sayesinde dünya tarihinin en büyüğü olan ve hızla artan ticaret açığımızı radikal biçimde azalttık. Her yıl 1 trilyon dolarlık kaybımız vardı ve bu tamamen boşa gidiyordu. Bir yıl içerisinde aylık ticaret açığımızı yüzde 77’den hiçbir şekilde enflasyona yol açmadan azaltmayı başardım. Bunun imkansız olduğunu söylediler" dedi.
"Avrupa’nın bazı yerleri artık tanınmaz halde"
ABD’nin ekonomide ulaştığı başarıları Avrupa’da da görmek istediğini ifade eden Trump, "Çünkü açık konuşmak gerekirse, Avrupa’nın bazı yerleri artık tanınmaz halde. İnsanlar farklı yerlerden dönüp baktıklarında, ‘Burayı tanıyamıyorum’ diyor. Bunu olumlu manada değil, çok olumsuz bir manada söylüyorum. Avrupa’yı seviyorum ve iyi olmasını istiyorum. Ama doğru yönde ilerlemiyor" dedi.
"Ben Avrupa kökenliyim"
ABD’nin Avrupa halkını önemsediğini vurgulayan Trump, "Ben Avrupa kökenliyim. Annem yüzde yüz İskoç, babam ise yüzde yüz Alman. Avrupa ile bir medeniyet olarak paylaştığımız bağlara derinden inanıyoruz. Avrupa’nın başarılı olmasını istiyorum. Bu yüzden enerji, ticaret, göç ve ekonomik büyüme gibi meseleler, güçlü ve birleşik bir Batı görmek isteyen herkes için temel öncelikler olmalıdır. Avrupa’nın son 10 yıl içinde ürettiği kültürden kurtulması gerekiyor. Kendi kendilerine yaptıkları korkunç. Avrupa, kendi kendini imha ediyor. Biz zayıf değil güçlü müttefikler istiyoruz. Avrupa’nın güçlü olmasını istiyoruz" dedi.
"Almanya, 2017’ye kıyasla yüzde 22 daha az elektrik üretiyor"
ABD’nin Avrupa’da her ülkenin peşinden gittiği "Yeni Yeşil Aldatmacası’nın" yol açtığı felaket boyutundaki enerji çöküşünden kendilerinin kurtulduğunu söyleyen Trump, "Rüzgar türbinleri her yerde toprağımızı mahvediyor. Enerjiden para kazanmamız gerekirken, para kaybediyoruz. Avrupa’da radikal solun Amerika’ya dayatmaya çalıştığı şeylerin sonucunu gördük. Almanya, 2017’ye kıyasla yüzde 22 daha az elektrik üretiyor. Elektrik fiyatları ise yüzde 64 daha yüksek. İngiltere, 1999’daki toplam enerji üretiminin yalnızca 3’te 1’ini üretiyor. Dünyanın en büyük rezervlerinden biri olan Kuzey Denizi’nin üstünde oturuyorlar ama bunu kullanmıyorlar. Elektrik fiyatları ise yüzde 139 artmış durumda" dedi.
Trump, "Avrupa’nın her yeri rüzgar türbini dolu ve şunu fark ettim; bir ülkede ne kadar fazla rüzgar türbini varsa, o ülke o kadar çok para kaybediyor. Çin, neredeyse tüm rüzgar türbinlerini üretiyor ama Çin’de rüzgar çiftliği bulamıyorsunuz. Hiç düşündünüz mü? Çünkü akıllılar" ifadelerini kullandı.
ABD’de artan ilaç fiyatları
ABD’de ilaç fiyatlarının ABD’nin araştırma-geliştirme maliyetlerini büyük oranda üstleniyor olması nedeniyle dünyanın geri kalanından çok daha yüksek bir seviyede olduğunu ve bu duruma müdahale ettiğini de ifade eden Trump, "Londra’da 10 dolar olan bir ilaç, ABD’de 130 dolar seviyesindeydi. Bir düşünün, Londra’da 10 dolar ama New York ya da Los Angeles’ta 130 dolar. Bunun çok kötü olduğunu söyledim" dedi.
"Macron’a dediğimi yapacaksın dedim"
ABD’nin esasen dünyadaki her ülkeyi sübvanse ettiğini ifade eden Trump, bu adaletsizliğin çözülmesi için Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile de görüştüğünden bahsetti. Trump, "Macron’a ’Dediğimi yapacaksın ve hemen yapacaksın. Aksi takdirde ABD’ye sattığın her şeye yüzde 25 gümrük tarifesi, şarapların ve şampanyaların için ise yüzde 100 tarife koyarım. Bu, benim talep ettiğimin yaklaşık on katı. Bunu yapacaksın’ dedim" şeklinde konuştu.
"Covid-19’un başladığını uydudan gördük"
Oturumun soru cevap kısmında ABD’nin yakaladığı ekonomik ivmeyi nasıl muhafaza edeceği yönünde bir soru alan Trump, "Bazen beklenmedik bir şekilde darbe yersiniz ve yapabileceğiniz hiçbir şey olmaz. Buna bir örnek Covid-19 dönemiydi" dedi. Çin’de garip bir şeylerin yaşandığını uydudan gördüklerini anlatan Trump, "Wuhan’dan çıktı ve ceset torbaları vardı. Bunu uydudan gördük. Süreç böylece başladı ve sonunda Covid’e geldik. Bütün dünya acı çekti. Kötü şeyler olur. Akıllı hareket savaşları durdurabiliriz. Bu zeki olmak ve karşı tarafta da zeki kişilerin bulunmasına bağlıdır. Çünkü savaşlar, her şeyin en kötüsüdür. Savaşlar başka her şeyden kötüdür" dedi.
"Borçlarımızı ödeyeceğimizi düşünüyorum"
Trump, ABD’nin kamu borcunu nasıl ödeyeceğine ilişkin bir soruya ise, "Olağanüstü bir ekonomik büyüme içinde olduğunu düşünüyorum. Bu büyüme sayesinde bu durumdan çıkacağımızı ve borçlarımızı ödeyeceğimizi düşünüyorum. Adil bir şekilde uygulanan gümrük tarifelerinden de çok büyük gelirler elde ediyoruz" şeklinde cevap verdi.
ABD ile Danimarka arasında Grönland konusunda nasıl bir anlaşma öngördüklerine ilişkin bir soru alan Trump, "Burayı idare etmek Danimarka’ya yüz milyonlarca dolara mal oluyor. Danimarka küçük bir ülke ve harika bir halkı var. Grönland çok büyük bir buz parçası ve son derece önemli. Söylediklerimi tekrarlamak istemiyorum ama ulusal ve uluslararası güvenlik için bunu kullanmamız çok önemli. Bu, Avrupa için de büyük bir kalkan olacak" dedi.
"Üçüncü Dünya Savaşı olmayacak"
Ekibinin Ukrayna’daki savaşı durdurmak için büyük bir mücadele ortaya koyduğunu vurgulayan Trump, "Biz olmasaydık, Putin sonuna kadar giderdi diye düşünüyorum. Benim düşüncem bu. Eğer Kamala Harris veya (Eski ABD Başkanı) Joe Biden’dan herhangi biri seçilseydi, 3. Dünya Savaşı çıkabilirdi. Üçüncü Dünya Savaşı’na gidebilirdik" dedi.
ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un inanılmaz bir çalışma ortaya koyduğunu söyleyen Trump, "Ama 3. Dünya Savaşı olmayacak. Bunu durdurmak istiyoruz. Üçüncü Dünya Savaşı olmayacak ama ben başkan seçilmeseydim, mevcut durum buna evrilebilirdi" dedi.
Hem Rusya hem de Ukrayna’nın anlaşma istediğine inandığını belirten Trump, "Bugün daha sonra Zelenskiy ile görüşeceğim. Bir noktada Putin ile bir araya geleceklerini ve anlaşacaklarına inanıyorum. Eğer bunu yapmazlarsa, bunlar aptal demektir. Bu her ikisi için de geçerli. Aptal olmadıklarını biliyorum ama anlaşmazlarsa, bu aptal oldukları manasına gelir" ifadelerini kullandı.
"Orta Doğu’da barış var"
Orta Doğu’da barışın sürdürülür olup olmadığı yönünde bir soruya Trump, "Bence Orta Doğu’da barış var. Hamas’a ilişkin küçük durumlar var ama Hamas silah bırakmayı kabul etti. Bunu kabul ettiler ve yapmak zorundalar" dedi.
Orta Doğu’da küçük çatışmalar haricindeki barışın İran’a yapılan müdahale ile mümkün olduğunu da belirten Trump, "Eğer yapmasaydık, Orta Doğu’da asla barış olmazdı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Katar ve diğer birçok ülke, hiçbir anlaşmaya imza atmazdı" dedi.
"İran, Orta Doğu’nun kabadayısıydı ama artık değil"
İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen imha edildiğini ve Orta Doğu’da barışın İran’a indirilen darbeyle mümkün olduğunu söyleyen Trump, "Orta Doğu’da bir kabadayı vardı. İran, Orta Doğu’nun kabadayısıydı ama artık değil" dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: