‘Nazmiye’den anahtarları al, eve gidip bir bak, ortalığı bir düzeltelim’ dedi. Ben de gidip baktım. Sonuçta 6-7 yıl girilmemiş bir ev, koltuklar, halılar dahil her şey perişandı. ‘Koltuklar, halılar çok kötü durumda, bunları atıp yenileyelim’ dedik. Beyefendi itiraz etti; ‘Hayır, koltukları Siteler’e götürüp yüz yaptırın’ dedi. Sonuçta bunu söyleyen, Türkiye’nin 50 yılına damgasını vurmuş bir insandı. Tabii gidip koltuklara yüz yaptırdık. Hanımefendi 15 gün kavga etti Beyefendi’yle. Hanımefendi, eşyaların çok kötü durumda olduğunu söyleyip, değiştirelim diyordu.
Özelikle halılar çok kötü durumdaydı, onları işaret ediyordu. Beyefendi ise ‘Ne olacak halı işte, değiştirip de ne olacak, halının üzerinde mi yatıyoruz, çiğneyip geçiyoruz, kalsın’ dedi. Sonunda kadın gücü kendini gösterdi. Isparta’dan bir iki halı getirildi, o şekilde oturulur hale getirdik evi. Onun dışında evde tadilat falan gibi bir şey yapılmadı.
Şükrü Çukurlu
Yorumlar
Kalan Karakter: